Milet Ören Yeri

İlçe
Didim
Şehir
Aydin
Posta kodu
09270

Bağlantıları paylaş

Didim'e 20 Km. uzaklıkta yer alan Milet Antik Kenti, İyonya bölgesinde olup; 12 iyon kentinin oluşturduğu dini ve siyasi birlik olan Panionion'un en önemli üyelerinden birisi idi. İsmi ve kurulusu ile ilgili bir çok fikir ve söylenti vardır.

Hitit metinlerinde geçen Milawanda veya Milada isimleri ile bağlantılı olduğu söylenir. Bu kelimelerin anlamı; ana tanrıçaya veya tepki yerine giden yolun sahibi anlamındadır. Didyma Apollon Tapınağı'na giden yolun sahibidir. Yine Milet adı, kuruluşunda önemli rol olmayan Miletos, Giritteki Miletos şehrinin adı ile bağlantılı olabilir.

Kentin kurulusu mitolojiye göre; Deione adi ile bilinen Akakallis, Girit krali Minos'un kızı idi. Apollon ile birlikte olması sonucu üç oğlu olur. Bunlardan birisi olan Miletos'u, doğduğu zaman babasının korkusundan dolayı orman bırakır. Çocuğu kurtlar ve çobanlar büyütürler. Büyüyen Miletos dedesinin kendisini öldürteceğini anlayınca, Anadolu'ya kaçar ve Milet kentini kurar. Maiandros'un (Menderes nehri tanrisi) kızı Kyane ile evlenir. Ondan olan iki oğlu Kaunnus ve Byblik de kendi adlarıyla bilinen şehirleri kurarlar. Tarihe göre ise; Atina kralı Kadros'un oğlu Pyloslu Neleus önderliğindeki grup M.Ö.X veya Xl.yüzyilinda Milet'e gelerek Karyali yerli erkekleri öldürüp onların dul kalan esleriyle evlenerek Milet kentini kurarlar. Athene tapınağı çevresinde yapılan kazılarla Miken dönemlerine ait Megaçömlek bulunmuştur. Bunlardan bazıları M.Ö. 1600'e kadar inmektedir.

Homeros'un ilyada'sında, Milet'in karyelileri Strabonda ise Giritlilerce kurulduğu söylenir. Ilyada'da miletli prenslerin, Turuvalilarla omuz omuza Yunanlılar'a karsı savaştıkları yazıdır.

Kurulusu nasıl ve kimlerce olduğu pek önemli olmayan Milet Kenti, yüzyıllarca ihtişamını korumuş ve hepsinden önemlisi bilim, sanat, ve kültür merkezi olmuş, antik çağın uygarlığına yön vermiştir. Milet 7. ve 6. yüzyıllarda en parlak dönemini yasamıştır. M.Ö. 670 yılından sonra kurmuş olduğu doksana yakın koloni sayesinde çok zenginleşerek antik dünyanın metropolü haline gelmiştir. Kurduğu koloniler arasında bugünkü Sinop, Samsun, Giresun, Trabzon, Gemlik, Erdek ve Misir'daki Naukratis şehirleri sayılabilir.

M.Ö. 546 Da Lidya'nin başkenti Sardes'le birlikte Perslerin eline geçen kent, M.Ö 499'da öteki İyon şehirlerinden yardımları ile Perslerin elindeki Sardes'i yakmıştır. Milet kenti, M.Ö. 494 de yapılan ünlü Lade Deniz Savası'nda müttefik donanmasının yenilmesi üzerine Perslerce yakılıp yıkılmış, Didyma Apollon Tapınağı yağmalanmıştır. Milet halkının büyük bir çoğunluğu esir edilmiş, Mezepotamya'da Dicle kıyısındaki Ampe şehrine sürgün edilmişlerdir. Bu olan üzerine trajedi yazarı Phrynikos ''Miletos'un zapti'' adli eseri yazmış, bu oyun Atina'da halkı çok etkilemiş ve üzüntüye neden olduğu için oyun yasaklanmış ve yazarına bin drahmi para cezası verilmiştir. M.Ö, 479'da Attika-Delos birliğine giren Milet daha sonraki yıllarda Hippodarmos planına göre yeniden kurulmuştur. Hellenistik dönemde de ticaret ve sanat ananında gelişen merkez, Roma döneminde bağımsız bir kent olarak Anadolu'nun en büyük metropollerinden birisi olmuştur. Bugün ayakta kalan eserlerin büyük bir çoğunluğu o döneme aittir.

M.S III.yüzyila doğru, Menderes nehrinin yavaş yavaş Latmos körfezini doldurması sonucu Myus, Priene, Herakleia gibi şehirlerin göçmenleri Milet'e gelirler. Menderes'in doldurma işlemi Milet'i de etkilemeye baslar. M.S. 263 de Gotlarca yağmalanan Milet şehri, Bizans döneminde de önemini Piskoposluk merkezi olarak devam ettirir. Milet 1079'da Türker'in eline geçer. 1261 de Karya'da kurulan Menteşe beylerinden Orhan 1333 de kendi adına bastırdığı sikkelerde kentin adini Palatia olarak yazdırır. 1424 yılında II.murat zamanında osmanlilar'a geçen şehir, artik köy haline dönüşmeye baslar. Etrafi bataklık haline gelmiştir. Hatta Evliya Çelebi seyyahatnamesi'nde Balat'a geldiğinde çok ağır havasından eşeklerin ile anıramadığından, meyan kökü, buğday ve arpanın Menderes'ten faydalanarak ticaretin yapıldığından bahseder. 1955 yılına kadar köy olarak varlığını devam ettiren Milet / Balat bu yıldaki deprem sonucu tamamen terk edilir. Milet'teki ilk kazılara 1899 yılında Th. Wiegand Berlin Kraliyet müzesi adına başlanmıştır. I. Dünya savası'nda kesintiye uğrayan kazılara halen devam edilmektedir.

M.Ö. 5.yüzyıla doğru Milet alfabesi Atina'nın resmi alfabesi olmuştur. Milet ticarete çok basarili idi. M.Ö.6.yüzyilda Milet yünleri çok ün kazanmıştır. Öyle ki Samos'lu bir yönetici Polykrates ayni cinsi koyunları yetiştirmek için Milet'ten damızlık hayvan almıştı. Milet kumaşları ve kilimleri lüks eşyalar arasındaydı. Hatta M.S 3. ve 4.yüzyıllarda bile özellikle erguvan rengindeki Milet kumaşları çok aranan mallar arasındaydı. Milet seramikleri yalnızca İyon sahillerinde değil, Karadeniz'deki konilerde ve Mısır'da da kullanılıyordu. Milet; yün ve seramikten başka, boya maddeleri, maden, buğday da ihraç etmekteydi. Milet antik çağda deniz kıyısında bir liman kenti idi. Milet'in; üçü tiyatro önünde (ki bunlardan birisi Athena Limanı olarak anılırdı) diğeri tiyatronun arkasındaki meşhur aslanlı liman olmak üzere dört limanı vardı. Günümüzde sadece aslanlı limanın aslanları gözükmektedir. Bu liman gibi diğeri de dolmuş durumdadır. Menderes zamanla tüm denizi doldurarak kenti, bugün denizden kusucumu 10 km. uzaklaştırmıştır. Milet önündeki ünlü Lade Adası bugünkü Batmaz/ Bati köyü'nün tepeleri halindedir. Büyük olan kentte hemen her döneme ait çeşitli yapılar vardır. Bunların bir kısmı antik, bir kısmı da Türk-İslam eseridir.